24 Kasım 2012 Cumartesi

Alacakaranlık serisine veda....

Bu hafta efsanevi seriye son verdik.İtiraf etmem gerekirse ilk filmi sinemada izleyemedim :( çünkü seriye karşı çok ön yargılıydım ve her yerde onlardan bahsedilmesi  antipati duygumun da artmasına neden olmuştu. Sonunda facebookta paylaşılan resimlerin fazlalığına dayanamayıp filmi izledim ve bu kadar geç izlediğim için kendime kızdım. Ön yargı bazen çok kötü birşey olabiliyor maalesef  bazen güzel şeylerin önüne kocaman bir engel koyabiliyor. Kitaplarını tam 4 günde bitirdim. O sıralar sıkıntılı zamanlarımdı bana arkadaş oldular.





En çok sevdiğim kitabı ve filmi "Yeni Ay" filminde çok duygulanmıştım Bella (Kristen Stewart) 'ın ayrılık acısını, iliklerime kadar hissettiren oyunculuğundan çok etkilenmiştim. Hala izlediğimde duygulanırım. New moon film müzikleride çok güzeldir tavsiye ederim cd çıktığında çok mutlu olmuştum.



Pazartesi kardeşim ve kuzenimle Alacakaranlık serisine Şafak Vakti ile muhteşem bir filmle veda ettik. İlk yarıda biraz sıkılsam da ikinci yarısı nasıl geçti anlamadım çok heyecanlı ve güzel bir filmdi kitabı okuyalı baya olduğu için bazı bölümler sürpriz bile oldu. Kitapları filme yada diziye uyarlamak  zor olmalı her insanın hayal gücü çok farklıdır buna yakın bir şeyler yapmak herkesin beğenmesini beklemek imkansız ama başarı elde edilince de karşılğının çok güzel olduğunu görüyoruz.

Emeğimizin karşılığını kat kat güzel almamız dileğiyle.... Bu arada Aşure günü Muharrem ayının 10 bugün dualarınızda banada yer ayırırsanız çok sevinirim  :)

18 Kasım 2012 Pazar

Papatya pazarı....

Başlıktan faklı bir mana çıkabilir ,haklısınız ama bu pazarı papatya çayıyla geçiren  biri olarak tam yerinde oldu bence .... Bu hafta sizde benim gibi stresli bir hafta geçirdiyseniz hafta sonu güzel bir fincan papatya çayı ve portakalı kurabiye ile sakin sessiz bir pazar hasret kalmışsınızdır :) Eğer sakinleşmeye ihtiyacınız varsa yada uyuyamıyorsanız tavsiye ederim. İlk demem olmasına rağmen üzerimdeki gerginlik hafifledi.
                     Kaynamış suya demlenmesi için bir çorba kaşığı papatyı koyup üç dakika demlenmesi için bekletin,  biraz limon damlatıp tatlanamasi için balınıda ekleyin, geriye sadece keyifle içmek kalıyor...


Papatya çayımı aldım ve sizlere pazar yazısı yazmak için hazırlandım :) Bu hafta artık güneş tutulmasındanmıdır?  bir yerlerde dolunaymı vardır ? nedendir bilmem ama tamirciyle dolu bir hafta geçti. her neyse bu sıkıcı konularla sizlerinde güzel pazarınızı sıkıcı hale getirmicem :)
                Bir kaç haftadır evde kardeşime dikiş gösteriyordum  kendisi çok güzel kadife kalem etek dikti çok zor esnek  bir kumaş olmasına rağmen iyi bir iş çıkardı.



                                            Eteği yakın zamanda sizinle paylaşıcağım inşallah :)
Kumaşçıya gittiğimde önce bir dondum kaldım bir kaç kere gittim geldim ancak karar verebildim uzun bir aradan sonra dikişe tekrar başlayınca insan bir afallıyor muş.  Kardeşime de gösterirken başta biraz şaşırdıktan sonra toparladık, bisiklete binmek gibi kumaşı eline alınca hepsini tekrar hatırlıyorsun. Burda kalıplarında pek bir değişiklik yok ama modelleri konusunda baya bir ilerleme var eskiden bir bluzun kırk rengini farklı model olarak gösteriyorlardı aldığım son bir kaç sayıda değişik hoş modeller dikkatimi çekti....



Bu cici güzel kumaşlarla çok hoş planlarım var inşallah güzel şeyler olacak.... Hayırlı güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle... 

12 Kasım 2012 Pazartesi

Dikiş makinem ...

Merhaba bu aralar hayatımda ki hoş değişiklikleri sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum ilk önce şu dikiş işine nerde başladım ondan bahsemek istiyorum kısaca . Şöyle ki en az 5 yıl önce İSMEK dikiş kursuna başladım o zamanlar dikiş kursuna arkadaşım gidiyordu ve çok memnun kaldığını,  hocasının çok iyi olduğundan anlatınca bende yazılmak için gittim. Başvurular dolduğu için beni misafir öğrenci olarak kabul etmişti. Devam etmiyeceğimden şüphelendiği içinde çok ilgilenmemiş olabilir ancak ben dikiş işini ve ortamı çok sevdiğim için kurstan ayrılan onca kişiye rağmen azimle devam ettim. Kursun bitimindeki sergiye de çok özel bir abiye çıkartmıştım bunları niye anlatıyorum çünkü azmin elinden hiç birşey kaçmıyor :)






Janome 2039 model dikiş makinesi çok araştırıp aldım mahallemdeki makine tamir servis yerine gittim ve bu makine hakkında hiç şikayet almadığını öğrenince ve bir kaç blog da bu makineden övgüyle bahsedildiğini görünce aldım.... Başlangıç olarak kardeşim sevimli bir yastık dikti ardındanda kadifeden kalem etek dikti harika oldu cidden :) bu vesileyle onada dikiş öğretmiş oluyorum. Makinayıda zaten biraz kardeşimin desteğiyle birazda bıktığımız ateş pahası terziler yüzünden almıştık.

                  Makinanın maharetlerinden bahsedeyim sizde benim annemden kalma miladı dolmuş makinamdan sonra bu bana ilaç gibi geldi ama eski olan biraz daha hızlıydı bu bana yavaş geldi. Yeni başlayanlar için daha iyi tabiki. dikiş konusunda takıntılı olduğum bir noktaysa oda overlok dur. Eski makinamda bu işi zigzag dikişiyle çözüyordum ama artık gözüme hoş gözükmemeye başlamıştı. Biraz ayrıntıcı biriyseniz koca elbisede sadece zigzagları görürsünüz benim gibi. Satıldığı yerde de çok sordum hatta bir yüksek modeli overlok yapıyormuş ama aradaki fark 200tl di . Aynı dikişi yaptığını ancak kesmediğini söylediğinde bende o kadar fark vermeye gerek duymadığım için bu modelini aldım. Ancak kafama takılmıyor değildi ve internette dolaşırken Janome overlok ayağını gördüm. Bayiisinden alıp hemen denemeye başladım sonuç çok iyi hem kesiyor hemde kenar overloğunu yapıyor biraz yavaş olsada çok güzel bir temizlik oluyor.



Bu parçanın kullanma kılavuzu ingilizce ama resimlerlede anlatıyor nasıl kullanılması gerektiği. Benim gibi heyecandan birkaç hata yapıp kumaşları katledebilirsiniz ama sonunda deneme yanılma yöntemiyle öğreneceksiniz.






Sonuç bu, ev makinası için mükemmel bir iş bence .... :)



9 Kasım 2012 Cuma

Kasım....

Bu tembellik hali havalardan olsun lütfen . Çünkü yapmam gereken onca güzel iş varken ben sadece izlemeyi seçiyorum örnek: televizyon izlemek , dizi izlemek ,film izlemek, yoldan gelen geçeni izlemek..... liste uzar gider ama bendeki bu durumu anlatmaya yetmez. Bilmiyorum sizde de öylemi? Ben böyle durumlarda kendimden bile sıkılıyorum. Alışverişin şart olduğu anlarda bile elimi kaldırmak istemiyorsam beni silkeleyip kendime getirecek güzel bir şeyler olmalı diye umuyorum yoksa bu depresif durum korkarım ki kalıcı olacak :(

Yağmurların başladığı şu günlerde geçen söylediğim şu cümle geldi aklıma "bu montları boşuna yapmışlar kış gelmeyecek gibi" dedim ve iki güne kalmadan yağmur, lodos bastırmaya başladı şikayetcimiyiz? estagfirullah ne haddime... İstanbullu olarak yağmurda yakışıyor  şehrime...






Bu sıkıcı ve melankoli dolu yazımı keyifli notlarla  bitirmek istiyorum. En son gözüme çarpan birkaç ayakkabı ve çantalardan  bahsetmek istiyorum. Belli olduğu üzere önümüzde çetin bir kış bizleri bekliyor botlarımızı ,montlarımı çıkarma vakti geldi. Eksikleri tamamlamak içinde alışverişe çıktığınızda göreceksiniz ki çok güzel bağcıklı ve lastik topuklu botlar vitrinlerdeki yerini almış bile ,maalesef benim topuklu  parçalardan uzak durmam gerek. Vitrinlerde ençok dikkatimi çeken başka bir şeyse çantaların artık büyüyor olması eskiye nazaran zarf tipi ve diğer ufak tarz çantalar yok artık.  Tam tersi büyük ve geniş çantalar mevcut benim gibi çantanızın içine ne koyacağınızı bilmeyen biriyseniz bu olay sizin içinde zor olacak. Yanında çok fazla eşya  taşımayan biri olarak büyük çantaları dolu dolu taşıyan insanlara hayranımdır neyle dolduruyorlar o valiz kadar çantaları gerçekten merak ediyorum :)                  



Begendiğim, favorim olan bir kaç çizme ve çanta modelleri...


Bu kış ceketlerde, elbiselerde deri detayları dikkati çekiyor bende çok sevdim hoş ve asil duruyor özellikle resmini paylaştığım deri ceketlere hayran oldum....


Leighton Meester bu elbiseyle ne kadar şık gözüküyor değilmi?

Bir daha ki yazım yeni aldığım dikiş makinası hakkında olacak inşallah, beklediğim birkaç şey var onlarıda çözdükten sonra ayrıntılı bir yazı hazırlayacağım , dikişe yeni başlayanların, makina almayı düşünenlerede fikir olur belki.
Herkese keyifli mutlu ve huzur dolu bir kasım ayı diliyorum....

2 Kasım 2012 Cuma

Ondan Bundan Şundan ....

Bugün evden ne almaya çıktım neler aldım hep öyle olmaz mı? dolap bakmaya çıktık ama alakasız şeyler alıp geldik, hele büyük bir markete girdiyseniz ve bir şey arıyorsanız mutlaka o gün aklınızda olmayan bir şeyler alıp çıkarsınız başka kurtuluşu yok .

Faydalı bir şey almışım dimi ama :) bunu görünce kardeşimle aklımıza ilk bu görüntü geldi çünkü ikimiz içinde eşarplarımızı ütüleyip düzenli kaldırmak dert oluyordu bunu görünce gözlerimiz parladı resmen ve plastik kaplaması sayesinde istesenizde eşarp kaymıyor çok kullanışlı Real marketlerde bulabilirsiniz  tavsiye ederim.





Bu kemeri Koton da  indirim için uzun zaman beklesem de maalesef hiç bir şekilde indirime girmedi neler geçti ama bu kemer hiç etkilenmedi. Reyona baktığımda son bir adet kalmıştı dayanamadım aldım iyimi yaptım evet bu tarz renksiz yani ana renkler herşeyle kullanılabiliyor altın ,gümüş gibi ve bende gold rengini çok sevdiğimden es geçemedim. Kelepçe ise Defacto çok uygun kelepçeler var aslında aklımda kuru kafalı birtane vardı o da kaldı ama zımbalı birşeyler istediğim için onu almadım kuru kafalı gold rengi kelepçe arıyorsanız Defacto da var haberiniz olsun .



Faydalı yada gerekli bir şey almadın mı? derseniz evet aldım bu ev botlarını almaya bu sene karar verdim çünkü havalar iyiyken bile donan ben bu kışı acayip üşüyerek geçireceğimi anlayınca Deichmann dan aldım fiyatı da çok uygundu benim gibi üşüyenler varsa hasta olmadan alsınlar derim. Ayrıca bu havalar tam hastalık havası güneşe aldanıp ince giyinip çıkmayalım çevremdeki hemen hemen herkes hasta bizde kışa hasta başlamayalım :)